FİSKOBİRLİK İçin Birliktelik Çağrısı.

FİSKOBİRLİK İçin Birliktelik Çağrısı.

FİSKOBİRLİK İçin Birliktelik Çağrısı.

Fiskobirlik Başkanı Lütfi Bayraktar, “Bu kurumun piyasada belirleyici etki olmasını istiyorsanız, dünyada ve burada ciddi bir aktör olmasını istiyorsanız, net söylüyorum kesinlikle hepimize iş düşüyor” dedi. AK Parti Giresun Milletvekili Sabri Öztürk “ Ülkenin en büyük markalarından biri olan FİSKOBİRLİK’in eski başarılı günlerine dönmesi dönmesi gerekiyor.” Dedi.

FİSKOBİRLİK’in olağan mali genel kurulu yapıldı. FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Entegre Fındık İşleme Tesisleri (EFİT) AŞ salonunda gerçekleşen genel kurulda yaptığı konuşmada, birliğin zorlu süreçlerden geçtiğini, çabaladığını, toparladığını ve şu anda iyi işler yaptığını söyledi. Geçmişte, “Üreticilere borcu halledelim herhalde rahatlarız.” denmesine rağmen sıkıntıların devam ettiğini dile getiren Bayraktar, büyüme çalışmalarının kendine göre sıkıntıları olduğunu belirtti. Bayraktar, FİSKOBİRLİK’in üreticinin her şeyi olduğunu vurgulayarak, “En batık zamanında bile sıkıştığınızda başvurduğunuz yer burası, ama sözlü ama yazılı ama fiili buraya başvuruyorsunuz. Dolayısıyla bu kuruma topluca sahip çıkmak lazım.” diye konuştu.

“ESKİ BAŞARILI GÜNLERİNE DÖNMESİ GEREKİYOR”

Genel Kurula katılan AK Parti Giresun Milletvekili Sabri Öztürk ise, geçmiş dönemlerde FİSKOBİRLİK’i yönetme hususunda çok yanlış politikalar izlendiğini, bu süreçte Türkiye’nin çok önemli bir değeri olan FİSKOBİRLİK markasının ciddi yaralar aldığını belirterek, son dönemlerde FİSKOBİRLİK’in ciddi bir mücadele verdiğini, ürün çeşitliliğini arttırdığını kaydetti. FİSKOBİRLİK’in adeta bitkisel hayattayken Lütfi Bayraktar ve ekibine bırakıldığını söyleyen Öztürk, “Bugün itibariyle FİSKOBİRLİK ciddi bir mücadele veriyor, ürün çeşitliliğini artırıyor, ayakta kalıyorsa bence bu Lütfi Başkan ve arkadaşlarının başarısını tebrik etmek lazım.” diye konuştu.

Kendisine, “Neden fındığı yüksek fiyattan almıyorsunuz” sorusunun yöneltildiğini aktaran Lütfi Bayraktar, şöyle devam etti: “TMO diyelim ki 10 liraya fındığı alıyor, serbest piyasa 8,50 liraya alıyor, biz de 8,50 ve üzeri 9,00 liraya almaya çalışıyoruz. Bölgesel olarak bazen tutturuyoruz, bazen tutturamıyoruz. ‘Sen üretici birliği değil misin, bizi korumayacak mısın, niye biraz daha para vermiyorsun’ deniliyor. Sizlere soruyorum, 8,50 liraya gidip tüccara fındığı veriyorsunuz da kendi kurumunuza niye 8,50 liraya vermiyorsunuz? Niye benden 9 lira istiyorsunuz? Ben o fındığı 50 kuruş ve üzerinde aldığım zaman aslında hepinizin ‘Lütfi sen ne yapıyorsun, sen bu fındığı işleyeceksin, satacaksın, piyasayla rekabet edeceksin, sen bu kurumu batırmak mı istiyorsun’ diyerek beni yakamdan tutup silkelemeniz lazım.”

Piyasada oluşan fiyatın ticari fiyat olduğuna işaret eden Bayraktar, “Bana devletten para gelmiyor ki, bu sene gelsin koyayım, seneye gelsin koyayım… Gelmiyor. Ne yapacağım? Aldığım fındığı işleyeceğim, piyasaya satacağım.” ifadesinde bulundu.

FİSKOBİRLİK’in el birliğiyle ayağa kalkacağını, başka bir şansın olmadığını vurgulayan Bayraktar, şunları dile getirdi:

“Bu gemi tek başına yürümez. Biz ticaret yaparız onu söyleyeyim, kendi yağımızda kavruluruz, bir kısım yüklerimiz var ama geçmişte kalan, bu kurum sıfırlandığı anda kendi kendini götürecek durumda ama bu kurumun piyasada belirleyici etki olmasını istiyorsanız, dünyada ve burada ciddi bir aktör olmasını istiyorsanız, net söylüyorum kesinlikle hepimize iş düşüyor.”

Bayraktar, dünyada fındık sektöründe FİSKOBİRLİK’in çok ciddi bir ismi olduğunu sözlerine ekledi.

FINDIKTA SADECE SONUÇ ÜZERİNDEN KONUŞMAK DOĞRU DEĞİL

Milletvekili Sabri Öztürk de, fiyatla ilgili toplumdaki memnuniyetsizliğin temelinde maliyetlerin yükselmesi olduğunu ifade ederek, “Fındık bahçelerinin yaşlanması, birim alanda verimin düşmesi. Hepsini üst üste koyabiliriz. Özellikle üretici birlikleri, ziraat odaları, tarım il müdürlükleri, hükümet, sivil toplum kuruluşları el ele vererek bir kere bahçelerin gençleştirilmesi, maliyetlerin düşürülmesi, verimin artırılmasına mutlaka odaklanmamız lazım.” dedi.

Bahçelerimizi gençleştirmekten tutun da verimliliği arttırmak için ne yapacağımızı konuşup, harekete geçmeliyiz. Bakınız bir dönüm fındık arazisinden 75-80 kg fındık alınıyor. Fındık üretimi modern tarım kurallarına göre yapıldığında 250-300 kg ürün alan yerler var” diyen Öztürk, bölgenin yapısı gereği bu rakamın 250-300’lerde olmasa bile 150 kilogram civarında olabileceğini vurguladı.

TÜKETİM HASTALIĞINA YAKALANMAMAK İÇİN ÜRETMELİYİZ

Tüm dünyanın üretmeme sadece tüketme hastalığına yakalandığını ve Türkiye’nin de maalesef bundan etkilendiğini ifade eden Öztürk, şimdilerde fındık eskiden farklı olarak fındık hasadı için bölge ve yurtdışından işçilerin geldiğini, insanlarımızın eskiden olduğu gibi bahçelerle maalesef bizzat ilgilenmemeye başladığını, bir çok insanın üretmediği sadece tükettiği ve hükümetten yüksek fiyat alarak sadece tüketici olarak hayatını sürdürmek istediği bir tarım politikasının sürdürülemeyeceğinin altını çizdi.

Öztürk sözlerini şöyle sonlandırdı, ”Bizim tarım dahil hiçbir alanda üretimden vazgeçmemeliyiz. Bahçelerimize iyi bakmamız lazım. Bu konuda birilerini suçlamak doğru olmaz. Hepimizin toplum olarak bir eksiği var. O nedenle bakış açımızı da yeniden gözden geçirerek özellikle Ziraat Odalarının, Tarım Müdürlüklerinin üreticimizi çok iyi bilgilendirmesi, yönlendirmesi gerekir. Bu hem zihinsel hem de fiili dönüşümü sağlamamız lazım. Elbette en büyük üretici kuruluşu olarak Fiskobirlik de bu konularda çalışmalarını arttırmalıdır.”

HABER KAYNAK

344 kez okundu

Sosyal medyada paylaş

WordPress Lightbox Plugin